23 Ağustos 2016 Salı

?

Ben bugün buraya kendimle dertleşmeye geldim. Kimseye anlatamadıklarımı yazıya dökmeye biraz olsun kendimi rahatlatmaya geldim.

Dünya adaletsiz evet...
Hayat bizlerden çok şey götürüyor evet...
Yaşanılanları ders olarak algılamamız gerekiyor evet...
...

24 yıllık hayatımda umursamadan yaşayamadım hiç bir zaman ve insanları da asla bilerek ve isteyerek kırmadım. Çok kırıldım döküldüm bazen toparlanamadım ve yine öyle bir dönemden geçiyorum. Bir insan günün 24 saati ağlamak ister mi? İstiyor! Diğer insanların yaptıklarını gördükçe ve bana yapılanlardan sonra artık insanlığın gerçekten olmadığına ve vicdan, merhamet duygularına sahip tek bir kişi bile kalmadığına inanmaya başladım. En yakınınızdaki insan bile boğazınıza sarılıp sizi öldürmeye kalkacak kadar size kin besleseydi siz de anlardın.

Yaklaşık 13 senedir yaşadığım herşeyi içime attım kimseye belli etmeden güçlü ve dimdik ayakta durmaya çalıştım. Adıma yakışacak şekilde... Ama artık başaramıyorum. 24 yaşımdayım ve gerçekten ayakta durmakta zorlanıyorum. Benim gibi derdi olmasını dileyecek bir sürü insan var bunun da farkındayım ama ben 24 yaşımda kendimi 90'lık neneler gibi hissediyorum. İçim geçmiş ve birazda yalnız kalmaya ihtiyacım varmış gibi.

Vicdan muhasebesi, empati gibi kavramlardan bihaber büyüklerim sayesinde yeterince bunalmış durumdayım anlayacağın. İnsanların tek inancı artık para ve ego Allah'ın varlığından bile bazen haberleri olmuyor. Ben ise zavallı hissediyorum kendimi ve kimseyle kapışacak gücüm kalmamış bir şekilde öylesine yaşıyorum. Hani şu cemiyetin hastalığı olan tükenmişlik sendromuna yakalandım galiba.

Psikoloğa gitsem bana ne diyecek diye düşünüyorum sevgilim iyi ki var onunla dertleşiyorum birazda olsa rahatlamaya çalışıyorum. Ama 13 yıl boyunca düşünsenize annenize babanına ağabeyinize edilen hakaretlerin haddi hesabı yok. Neden mi? Sebebi İFLAS.

Parası olmayan insanların adam yerine koyulmadığı bir sülale bizimki. Zamanında babama salyalarıyla gelen adamların yazdığı mesajlar hala gözümün önünde. Abimin dayanamayıp kendini öldürmeye kalkması da ayrı bir şey zaten. 'ya ben katil olucam ya da kendimi öldürücem!' bu kelimeyi ciğerinizden duyduğunuzu düşünsenize.

Karşınızdakilerse daha ergenliğe girmemiş kız çocuğunun söylediği laftan nem kapıp 13 senenin şeceresini tutan onursuz ordusu. Biz ne yaptık? Benim ailem insanlara ne yaptı da bu kadar hakaret ve şiddete maruz kaldı? Tek sorunumuz iyi düşünmek mi? Ya da her ne olursa olsun yardıma koşmak mıydı?

60 yaşındaki babamın karşısına geçmeye korkan oğlu yaşındaki adam telefonda 'sen şerefsiz namussuzsun git etek giy e5 e çık paramı öde.' diyecek kadar vicdansız mıydınız gerçekten?

Ben babamı o gün kaybediyordum evde tek başıma kapımda yığılmış hayalimdeki dağ. Korkutmamak için beni sesini dahi çıkartamıyor düşünsene baban canın. Annen elindeki 3-5 kuruşla pazara gitmiş eve yiyecek alacak babanla evde teksin baban kapına yığılıyor ölüyorum diyor düşünsene! ben paramparça oldum o an. Tüm hücrelerim yerinden oynadı nasıl hastahaneye gitti hatırlayamıyorum bile.

Yine o gece gelmiş onursuzlar geçmiş olsun adı altında laf sokmaya evinize. 'Batmasaydınız başınıza gelmezdi, ne biçim iş yaptınız, siz nasıl ticaret adamısınız.' aynı gece içerisinde bunları siz duysanız ne yapardınız? ben kapıları üzerime kilitledim Allah'a yalvardım o an canımı al diye duymak ve görmek istemiyorum böyle vicdansız insanları.

Bu yazdıklarım yaşadığım diğer şeylerin yanında solda sıfır. Belki sonra yine yazarım belki de yazmam. Çünkü bildiğim hiçbir kelime yetmiyor anlatmama içimdeki ateşi, kini... Kinim beni yiyor gün geçtikçe ve ben eriyorum...

-Zeze

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder